SEKTE-i US- AĞLAYIP DURUYORDU BİR KADIN

Ağlayıp duruyordu bir kadın. Bir kadın ağlayıp duruyordu ve kimsenin umurunda değildi.  Kadın öyle bir ağlayıp duruyordu ki o gözyaşlarını görmeliydin. Paramparça oluyordu! Damla damla toprağa düşmemesi için canımı yerlere serdim. Serdim de ruhum yıkandı, pirüpak.
Ruhum bir kadının gözyaşları ile yıkandı. Aşkı tattım ilk defa. Tuttum bir şiir yazdım;
İLK AŞK ŞİİRİM
annelerce dudaklanan yanaklar
ve çocukların da sıcak ve ufacık tebessümü
sanatkâr her dokunuş gibi
zarifelerim zarafetindendir
yüzünde mütebessim bir tanrı
gözlerinden şeffaf  kerametler
bedeninin her kıvrımında tanrının fırça izleri
yapraklara yağan karlar gibi
sesindeki sislerde kaybolan yollar da neyin nesi
oysa seni hep bir çocuk parkının detaylarında bulurum
zarifelerim zarafetindendir
annelerce dudaklanan öpüşler
ve çocukların da sıcak ve ufacık tebessümü
saçlarınsa kapkara deryalar
sanatkâr her dokunuş gibi
zaman kırıldıkça içinden tüm kızıllığıyla gözlerin çıkıyor
ve gözlerinden şeffaf kerametler
saçlarının deryalarından iki melek el ele gemilerimi ziyaret ediyor
yapraklara yağan karlar gibi
Sonra bir gün o kadını bir kere daha sevdim. Ben bazen sevdiklerimi defalarca yeniden sevebiliyorum. Çünkü biliyorum; ölüm yaklaşıyor. Ölürsem bir sürü yeniden sevmelerim için ölürüm.
@sahinadm, @edebiyat – Sekte-i Us.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir