GÜVENDİĞİM KARLARA DAĞ YAĞDI

GÜVENDİĞİM KARLARA DAĞ YAĞDI

 

 

“Kelebekler uçuşsun.” dedi bir kız çocuğu, elinde hasta bir çiçekle. “Çiçeğimin iyileşmesi gerek. Ellerime kelebekler konsun ki tanrım, çiçeğim canlanıversin.”

Kızcağıza göklerden kelebekler yağmur oldu ve çiçekler açtı her yerde. Dans ile eşlik etti küçük kız kelebeklerle doğaya. Zaman hızlı geçti. Hızlı geçiyordu zaman çünkü kız çok mutluydu. Sonra bir şiir koptu göklerden ve dedi ki:

> “güzel şeyler söyle bana

adımlarımı küçültüyorum, çabuk ol

güzel şeyler söyle”

 

Tekrar etti @yesimeren. Elinde en güzel tablolar için erimeye hazır boyalarla şiire kucak açarak. Şiir, önce @yesimeren’in sonra @sudefteri’nin yanağına birer öpücük bırakıp geldiği yere, tanrının dudaklarına, uçtu. Ortadan kaybolurken @sudefteri sonsuza kadar açtı defterini ve @yesimeren ile @baycan deftere milyonlarca su @damla’cığı ile milyonlarca şiir yazdı. Tanrıya müteşekkir üç kız çocuğu doğayı şenlendiriyordu.

 

Bir başka şiir dökülüverdi @tahirozgen’in kucağına karların hükmettiği Ağrı Dağın’da:

> “bembeyaz  kar içinde kocaman ağaçlar

ağaçların içinde saklı bir evcik

evciğin içinde boşluk

boşluğun içinde karanlık

karanlığın içinde soğuk

soğuğun içinde çığlıklar

çığlıkları duyan sislerin arasında bir dağ

dağın tepe yerinde ben

beyaz karlar içinde kocaman ağaçlar

ağaçların içinde ben

içimde boşluk

boşluğumun içinde karanlık

karanlığımın içinde soğuk

soğuğumun içinde ağlayışlar çığlıklar

çığlıkları duyan sislerin içinde sen

tam kalbinde bir ölü”

 

“Biz ahmaklar olduk asırlarca.” dedi @avina: “Kalbimizde ölüler taşıyoruz ve bu, bize hiç dokunmuyor mu?”

Boynuna sardığı kemanıyla gelen bir kız çocuğu doğayı uykulara gönderirken @doctorbishop, doktrinler savıyordu çevresine:

 

>  “bir şeyler oluyor kafamda

bir şeyler değişiyor besmele çekiyorum

besmele çekiyorum allah bana yaklaşıyor

o bana yaklaştıkça ben senden uzaklaşıyorum

çiçekler

 

çiçekler konuyor üzerime besmele çekiyorlar

besmele çekiyorlar şeytan beni rahatsız ediyor

o beni rahatsız ettikçe ben sana yaklaşıyorum

keman

 

keman diyor ki ağla

ben şaşırıyorum keman konuşuyor

aşk kızarmış

bir giriyor keman bir daha

tanrılar kopuyor göklerden

her yer tanrı oluyor her yer

kılıçlar

 

kılıçlar aman allahım kılıçlar kalkıyor

birileri ağlıyor birileri tekbir

birileri besmele çekiyor

uzuyor uzadıkça uzum

dur

 

dur usum dur kurban olayım dur

kaçma besmele çekiyorum”

 

Kız çocuğu, kemanını yere bırakıp ellerini göklere uzatarak bir parça toprak koparıyor cennet-i âlâdan: “Benim adım @damla! Seni baştan yaratıyorum ey @anadolu!” diyordu. Hayretler içinde izleyenler hep bir ağızdan dualar gönderiyordu @damla’ya. İnsanlar yeni @anadolu’yu yeniden yurt edinirken gözyaşları içindeydi. Mutluydular; çocuklar kurtarıyordu memleketi.

Gözyaşlarını tutamayan hasut @sahinadm, şiirlerin çirkinliğine rağmen olanlara hayret ediyordu. Ağlıyordu; kaybetmişti çünkü. Çıkardı cebinden bir şiir de o okudu:

 

 “bir bukalemun bir bukalemuna bre bukalemun

gel kamufle olalım bak flamingo demiş

bir flamingo bir flamingoya bre flamingo

gel bak bukalemun demiş”

 

Bu metin @baycan, @sudefteri ve @damla’nın gayretleri ile gerçekleştirilen  yarışma için hazırlanmıştır.

Sevgiler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir